1 Ekim 2002 de yürürlüğe giren yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği neler getirdi? Bir çok şey beklendiği gibi gelişti ama bir çok şey de istenen sonuçları getirmedi.
Sırayla: Rekabet bayağı sertleşti. Taraflar belirlendi. Yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği’nin muhtemel etkileri ile ilgilenen ilk yazımızda (Interstandox No. 61) şunu vurgulamıştık: “Otomobil üreticisinin kalite ile ilgili koşullarını yerine getiren her atelyenin sözleşmeli atelye olarak çalışmaya hakkı vardır”.
Bu sanki şu anlama gelmekteydi: bir oto üreticisi ile sözleşmeye giren atelye sayısı artacak ve böylelikle oto üreticileri ile sözleşmesi olan atelyelerin ortamı renklenecekti.
Bu, henüz gerçekleşti sayılmaz. Oto üreticileri, sözleşmeli atelyelere yönelttikleri talepleri artırdı – ve böylece onları kendilerine daha çok bağladı. Serbest atelyeler ise bu durum karşısında onları güçlü kılan özelliklerini hatırladılar: Otomobil üreticilerinden bağımsız olmaları. Ve fiyatlandırmadaki özgürlükleri.
Her iki tarafta da mantıksal gelişmeler kaydediliyor. Oto üreticileri de bir araçtan bir kezden fazla kâr etmenin mümkün olduğunun farkına varmış bulunuyor. Yani satma konusunda. Hizmetle ilgilenmek sayesinde bir araçtan kâr etmeye devam etmek, kârı tekrarlamak mümkün. Tamirler, bakım... DaimlerCrysler bunu boya ve kaporta merkezleri (LaKaZe) ile kanıtladı. Diğer otomobil üreticilerinin de bunu göz ardı etmesi artık mümkün değil. After-sales-piyasası artık bayağı kâr vaat eden bir piyasa. Tabii bunun ön koşulu: Otomobil alıcılarını makul fiyatlarla kendine bağlayabilmek ve yeni alıcılar kazanmak.
Bağımsız atelyeler bunun çoktan bilincinde. Ve onların durumu yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği sayesinde bir çok konuda güçlendi:
- Artık sadece üreticinin yetkili bayilerinden orijinal yedek parça almak veya son zamanlarda sık sık karşılaşıldığı gibi onun yetkilendirdiği yedek parçacılardan satın almak zorunda değiller; yedek parçacının bir oto üreticisi için imal ettiği yedek parçaları doğrudan bu yedek parçacıdan veya serbest piyasadan temin edebiliyorlar;
- Bağımsız atelyeler, aynı sözleşmeli atelyeler gibi oto üreticisinin know-how’undan yararlanabiliyor. Çünkü yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği otomobil üreticilerinin know-how’larını piyasadakilerin tümüne sunmasını zorlu kılıyor.
- Ve şunu da unutmamak gerek: Basında yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği hakkında yapılan yayınlar son tüketiciyi, yani otomobil sürücüsünü de bilinçlendirdi: Kendine marka görünümünü veren bazı parçalar hiç te orijinal marka kimliğine sahip değil, sadece yedek parça.
Yani yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği bağımsız atelyelerin güçlenmesini mi sağlıyor? Tabii konu bu kadar basit değil. Rekabeti güçlendiriyor –ve dolayısı ile son tüketiciyi, yani otomobil sürücüsünü daha güçlü bir konuma getiriyor.
Yeni Grup Muafiyeti Yönetmeliği’nin ayrıntıları hakkında sorunuz varsa: Rekabet Bölümü’nün uzmanları yeni Yönetmeliğin uygulanması hakkında bir çok soru toplamış ve bunların yanıtlarını Internet’e koymuş bulunuyorlar. Grup Muafiyeti Yönetmeliği ile ilgili bilginizi tamamlamak için şu adresi açınız: http://europa.eu.int/comm/competition/car_sector/distribution/faq_de.pdf.
|